Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nedir? Şartları, Süresi ve İtiraz

Yurt dışı çıkış yasağı nedir, hangi suçlarda uygulanır, süresi ne kadardır? Adli kontrol tedbiri, pasaporta etkisi ve kaldırma yolları hakkında bilgi.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nedir? Uygulama ve Kapsamı
Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nedir? Uygulama ve Kapsamı

2025-11-25 • Av.Batuhan Sancak

“Yurt dışı çıkış yasağı nedir?” sorusu, hakkında soruşturma veya dava bulunan pek çok kişinin ilk merak ettiği konulardan biridir. Ceza yargılamasında uygulanan bu tedbir, bir yandan devletin soruşturma ve kovuşturmayı sağlıklı yürütmesini amaçlarken, diğer yandan kişinin seyahat özgürlüğünü doğrudan etkiler. Bu nedenle hem kanuni dayanaklarını hem de uygulamadaki sınırlarını bilmek önemlidir. Bu yazıda, yurt dışı çıkış yasağının hukuki niteliğini, hangi mahkemelerce ve hangi şartlarla verildiğini, ne kadar sürebileceğini, pasaport işlemlerine etkisini, nasıl kaldırılabileceğini ve Yargıtay ile Anayasa Mahkemesi kararları ışığında uygulamada yapılan hataları adım adım ele alacağız.

Yurt Dışı Çıkış Yasağı Nedir? Genel Tanımı ve Hukuki Niteliği

Yurt dışı çıkış yasağı, ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında, şüpheli ya da sanığın Türkiye sınırları dışına çıkmasını engellemek için uygulanan bir adli kontrol tedbiridir. Adli kontrol; tutuklama sebepleri bulunsa bile, kişinin cezaevine konulmadan, belirli yükümlülükler altında özgürlüğünün kısmen sınırlandırılması anlamına gelir. Yurt dışı çıkış yasağı da bu yükümlülüklerden biridir ve CMK m.109/3-a’da açıkça sayılmıştır.

Bu tedbir, kişinin tamamen özgürlüğünden yoksun bırakıldığı tutuklama kararıyla karıştırılmamalıdır. Tutuklama, kişinin kapalı bir kurumda (ceza infaz kurumu) tutulmasını ifade ederken; yurt dışı çıkış yasağı, kişinin günlük hayatına devam etmesine izin verir, ancak ülke dışına çıkmasına engel olur. Yani “tutuklama yerine, daha hafif ama denetimli bir kısıtlama” niteliğindedir.

Önemli bir nokta da şu: Yurt dışı çıkış yasağı, yalnızca Türkiye’den çıkışı engeller; kişinin Türkiye’ye girişine engel oluşturmaz. Hakkında adli kontrol kapsamında yasağı bulunan bir kişi, yasal veya yasa dışı yollarla yurt dışına çıkmış olsa bile, daha sonra ülkeye dönmek istediğinde bu yasak gerekçe gösterilerek Türkiye’ye alınmaması hukuken mümkün değildir. Tedbirin amacı “kaçmayı önlemek” ve “yargılamaya katılımı sağlamak”tır; ülkeye dönüşü engellemek değil.

Uygulamada zaman zaman yurt dışı çıkış yasağı, “belirli bir bölgeyi terk etmeme”, “belirli yerlere gitmeme” gibi diğer adli kontrol türleriyle karıştırılmaktadır. Oysa her tedbirin amacı ve kapsamı farklıdır. Örneğin sadece bir il sınırı içinde kalma yükümlülüğü getirilmiş bir sanığa, sırf bu yükümlülüğü güçlendirmek için otomatik olarak yurt dışı çıkış yasağı konulması doğru değildir. Tedbir türü, somut dosyanın ihtiyacına göre seçilmelidir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağının Hukuki Dayanakları ve Anayasal Çerçeve

Yurt dışı çıkış yasağının temel kaynağı, Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 109 ve devamı maddeleridir. CMK m.109, adli kontrol sistemini düzenler ve şüpheli veya sanığın hangi yükümlülüklere tabi tutulabileceğini tek tek sayar. Bunlardan ilki de “yurt dışına çıkamamak” yükümlülüğüdür. Aynı Kanun’un 110 ve 111. maddeleri ise, adli kontrolün süresi, yükümlülüklerin değiştirilmesi, kaldırılması ve itiraz yollarına ilişkin hükümleri içerir.

Öte yandan Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 23. maddesi, herkesin seyahat özgürlüğüne sahip olduğunu, bu özgürlüğün ancak kanunla ve ancak sınırlı sayıda sebeple (milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi vb.) kısıtlanabileceğini söyler. Bu nedenle yurt dışı çıkış yasağı, ancak kanuni bir dayanağa ve meşru bir amaca dayanıyorsa geçerlidir. Keyfi, gerekçesiz veya ölçüsüz şekilde uygulanması, seyahat özgürlüğünün ihlali anlamına gelir.

Yasağın pasaport boyutu açısından bakıldığında ise Pasaport Kanunu m.22 devreye girer. Bu maddeye göre, hakkında mahkemece yurt dışına çıkması yasaklanmış olan kişilere pasaport verilmez; mevcut pasaportları da kullanılmaz hale getirilir. Böylece ceza yargılamasındaki adli kontrol kararı ile idari pasaport işlemleri birbirini tamamlar. Ancak burada da kaydı ve kaldırılması işlemlerinin zamanında ve eksiksiz yapılması gerekir; aksi halde kişi gereksiz yere mağdur olabilir.

Türkiye’nin taraf olduğu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne Ek 4 No’lu Protokol ise, herkesin kendi ülkesini terk etme hakkına sahip olduğunu, bu hakkın da ancak demokratik toplum düzeni için zorunlu olan ölçüde sınırlanabileceğini kabul eder. Anayasa Mahkemesi, yurt dışı çıkış yasağına ilişkin bireysel başvurularda, bu uluslararası standartları dikkate alarak “ölçülülük”, “gerekçe”, “süre” ve “kişisel durum” gibi kriterler üzerinden değerlendirme yapmaktadır.

Yurt Dışına Çıkış Yasağı Kararı Vermeye Yetkili Merciler

Ceza yargılaması iki temel aşamadan oluşur: soruşturma (savcılık aşaması) ve kovuşturma (mahkeme aşaması). Yurt dışı çıkış yasağı kararı da bu iki aşamada farklı merciler tarafından verilir.

Aşama Kararı Veren Merci Dayanak
Soruşturma Sulh Ceza Hakimliği CMK m.109, 110
Kovuşturma Davaya bakan ceza mahkemesi (Asliye / Ağır Ceza) CMK m.109, 110

Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı, dosyanın içeriğine göre şüpheli hakkında tutuklama istemek yerine adli kontrol talebinde bulunabilir. Bu talep Sulh Ceza Hakimliği tarafından değerlendirilir; hakim, koşulları görürse “yurt dışına çıkmamak” şeklinde adli kontrol uygulayabilir. Bazı durumlarda, tutuklama talebi reddedilirken, yerine yurt dışı çıkış yasağına hükmedilmesi de söz konusu olabilir.

Kovuşturma evresinde ise, ceza davasına hangi mahkeme bakıyorsa (Asliye Ceza, Ağır Ceza vb.), adli kontrol kararını verme yetkisi de o mahkemeye aittir. Mahkemenin kararı üzerine itirazı inceleyen bir üst mahkeme de, dosyanın durumuna göre yeniden yurt dışı çıkış yasağı kararı verebilir veya kaldırabilir.

Önemli bir ayrıntı: Yargıtay uygulamasına göre, hakkında tutuklama kararı verilen bir sanık için ayrıca yurt dışına çıkış yasağı şeklinde adli kontrole hükmedilmesi hukuka uygun değildir. Zira tutuklu olan kişi zaten özgürlüğünden tamamen yoksundur ve fiilen yurt dışına çıkma imkânı bulunmamaktadır. Bu durumda adli kontrol, gereksiz ve ölçüsüz bir ikinci kısıtlama haline gelir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağının Uygulanma Şartları ve Hangi Durumlarda Karar Verilebilir?

Yurt dışı çıkış yasağı, her dosyada “otomatik” uygulanabilecek bir tedbir değildir. CMK sistematiği gereği, öncelikle şu iki temel şartın varlığı aranır:

  • Kuvvetli suç şüphesini gösteren somut delillerin bulunması
  • Tutuklama nedeninin mevcut olması (kaçma şüphesi, delil karartma ihtimali vb.)

“Kuvvetli suç şüphesi”, kişinin suçu işlemiş olma ihtimalinin sıradan bir şüpheyi aşan, somut verilere dayanan seviyeye ulaşmış olmasıdır. Örneğin tanık beyanları, kamera görüntüleri, dijital kayıtlar, fiziki deliller gibi unsurlar bu şüpheyi destekleyebilir. Sadece ihbar veya soyut iddia, tek başına bu seviyede şüphe sayılmaz.

İkinci şart ise tutuklama nedenidir. CMK m.100, tutuklama nedenlerini “kaçma veya kaçma şüphesi uyandıran somut olgular” ile “delil karartma ihtimali” olarak özetler ve bazı suçlar için katalog sistemine yer verir. Yurt dışı çıkış yasağı, tutuklamanın yerine geçen bir tedbir olduğundan, aynı koşulların burada da değerlendirilmesi gerekir. Kişinin yurt dışında güçlü bağlantıları, mal varlığının büyük kısmını dışarıya taşıması, daha önce soruşturmadan kaçmış olması gibi faktörler, kaçma riskine işaret edebilir.

Pratikte en sık karşılaşılan durumlardan bazıları şunlardır:

  • Şüphelinin yabancı bir ülkede sürekli oturumu veya ailesi bulunması,
  • Suçun cezasının yüksek olması nedeniyle kaçma motivasyonunun güçlü görülmesi,
  • Örgütlü suçlar, terör dosyaları, büyük çaplı ekonomik suçlarda delil karartma riskinin yüksek olması.

Bunlara ek olarak, soruşturmanın selameti için tanık ve mağdurlar üzerinde baskı kurulmasını önlemek de adli kontrol kararlarında dikkate alınan bir ölçüttür. Ancak tüm bu değerlendirmelerin somut olay üzerinden, kişisel durum gözetilerek yapılması gerekir; sadece “dosya türü”ne bakarak otomatik yasak konulması, hem Anayasa’ya hem de AİHS standartlarına aykırılık taşıyabilir.

Hangi Suçlarda ve Kimlere Yurt Dışı Çıkış Yasağı Uygulanabilir?

Kanun açısından bakıldığında, yurt dışı çıkış yasağı tüm suç tiplerinde teorik olarak uygulanabilir. Yani belirli bir suç listesiyle sınırlı değildir. Ancak pratikte bazı suçlarda bu tedbire daha sık başvurulduğu görülmektedir; bunlar genellikle “katalog suçlar” ve ağır yaptırımlı fiillerdir.

Sık karşılaşılan suç gruplarına örnek vermek gerekirse:

  • Terör suçları ve devlet güvenliğine karşı suçlar,
  • Uyuşturucu madde imal ve ticareti,
  • Örgüt kurma ve yönetme fiilleri,
  • Yağma, nitelikli hırsızlık, nitelikli dolandırıcılık gibi ekonomik değeri yüksek suçlar,
  • Kasten öldürme, ağır yaralama, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı gibi ağır nitelikli kişiye karşı suçlar.

Bunların dışında, dosyanın niteliğine göre vergi kaçakçılığı, kaçakçılık, kültür ve tabiat varlıklarına karşı suçlar, orman yakma gibi farklı suç tiplerinde de yurt dışı çıkış yasağı uygulanabilir. Önemli olan, somut dosyada adli kontrolün gerekliliğinin ve ölçülülüğünün gösterilmesidir.

Kimler hakkında bu tedbir uygulanabilir sorusuna gelince; sadece şüpheliler ve sanıklar değil, bazı özel durumlarda tanıklar veya bilirkişiler için de yurt dışına çıkışın geçici olarak kısıtlandığı örnekler görülebilir. Ancak bu daha istisnai durumlardır ve mutlaka açık gerekçe gerektirir.

Ayrıca geçmişte vergi borcu, askerlik, bazı idari yükümlülükler gibi nedenlerle idari yoldan yurt dışı yasağı konulması uygulaması bulunmaktaydı. Bugün ceza yargılaması dışındaki idari yasaklar oldukça daraltılmıştır; seyahat özgürlüğünün cezai olmayan sebeplerle kısıtlanması, hem Anayasa hem de uluslararası sözleşmeler açısından sıkı ölçülülük denetimine tabidir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağının Süresi, Denetimi ve Adli Kontrol Rejimi

Yurt dışı çıkış yasağı, süresiz bir tedbir değildir. CMK’daki adli kontrol hükümleri, tedbirin makul süreyi aşmamasını ve belli aralıklarla gözden geçirilmesini zorunlu kılar. Bunun temel nedeni, soruşturma ve kovuşturma uzadıkça tedbirin kişi üzerindeki yükünün daha ağır hale gelmesidir.

Ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işlerde adli kontrol süresi kural olarak en fazla iki yıldır. Zorunlu sebepler varsa, gerekçesi gösterilerek bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarda ise süre üç yıl olup, bazı ağır suçlar (örneğin terör ve devlet güvenliğine karşı suçlar) için toplamda dört yıla kadar uzatma imkânı tanınmıştır.

Bunun yanında, mahkeme veya sulh ceza hâkimi, yurt dışı çıkış yasağının devamına gerek olup olmadığını en geç dört ayda bir değerlendirmek zorundadır. Bu değerlendirme sonucunda:

  • Tedbirin aynen devamına,
  • Daha hafif bir adli kontrole dönüştürülmesine (örneğin imza yükümlülüğü),
  • Veya tamamen kaldırılmasına

karar verilebilir. Uygulamada zaman zaman bu periyodik incelemelerin kâğıt üzerinde yapıldığı, somut gerekçe yazılmadığı ve tedbirin “alışkanlıkla” uzatıldığı görülmektedir. Anayasa Mahkemesi, bu tür kararları hak ihlali sayabilmekte ve başvurucular lehine tazminata hükmedebilmektedir.

Çocuklar bakımından adli kontrol süreleri daha da kısadır; kanun, çocukların korunması amacıyla sürelerin yarı oranında uygulanacağını öngörür. Dolayısıyla çocuk sanıklar için hem tutuklama hem de adli kontrol tedbirleri, yetişkinlere kıyasla daha sıkı bir ölçülülük denetimine tabidir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağının Pasaport İşlemlerine ve Seyahat Özgürlüğüne Etkisi

Hakkında yurt dışı çıkış yasağı bulunan bir kişi, pratikte pasaport işlemlerinde doğrudan bu tedbirin sonuçlarını görür. Pasaport Kanunu uyarınca, mahkeme kararıyla yurt dışına çıkması yasaklanan kişilere:

  • Yeni pasaport verilmez,
  • Mevcut pasaportları yenilenmez,
  • Gerekiyorsa mevcut pasaportları iptal edilerek geri alınır.

Bu işlemler, mahkeme kararının ilgili savcılık ve polis birimleri aracılığıyla sistemlere işlenmesiyle otomatik olarak yürütülür. Uygulamada, adli kontrol kararı kaldırıldığı hâlde sistem kayıtlarının güncellenmemesi sebebiyle, kişinin havaalanında veya pasaport başvurusunda sürpriz şekilde “yasak görünmesi” sık rastlanan bir sorundur. Böyle durumlarda karar örneğiyle beraber ilgili emniyet birimlerine başvurmak gerekir.

Seyahat özgürlüğü açısından bakıldığında, yurt dışı çıkış yasağı, kişinin sadece iş veya turistik amaçlı seyahatlerini değil, bazen eğitim, sağlık, aile birleşimi gibi hayati önem taşıyan planlarını da etkileyebilir. Bu nedenle mahkemelerin, özellikle uzun süreli yasaklarda kişinin bireysel durumunu ayrıntılı değerlendirmesi, zorunlu durumlarda geçici kaldırma veya belirli tarihler arasında izin vermesi mümkündür. Uygulamada yurt dışında ameliyat, eğitim programı veya önemli bir toplantı için belirli süreyle yasağın kaldırıldığı pek çok dosya örneği bulunmaktadır.

Yurt Dışı Çıkış Yasağının Nasıl Öğrenileceği ve İhlalinin Sonuçları

Bir kişi hakkında yurt dışı çıkış yasağı olup olmadığını öğrenmenin birkaç yolu vardır. En kesin yöntem, doğrudan dosyanın bulunduğu savcılık veya mahkeme üzerinden bilgi almaktır. Kovuşturma aşamasında dosya üzerinde gizlilik kararı verilemeyeceği için, sanık ve avukatı dosyayı inceleyerek adli kontrol kararını görebilir. Soruşturma aşamasında ise gizlilik kararı yoksa yine dosya incelenerek tedbir tespit edilebilir.

Pratikte, birçok kişi yasağı:

  • Havaalanı pasaport kontrolünde,
  • Emniyet müdürlüklerinde yapılan sorgulamalarda,
  • Avukatı aracılığıyla UYAP üzerinden dosya incelemesi sırasında

öğrenmektedir. Bazı soruşturma dosyalarında, özellikle terör ve örgütlü suçlarda, gizlilik kararı nedeniyle dışarıdan bilgi almak güçleşebilir. Bu tip dosyalarda avukat desteğiyle hareket etmek önem kazanır.

CMK m.112, adli kontrol yükümlülüklerine kasıtlı olarak uymayan şüpheli veya sanık hakkında tutuklama kararı verilebileceğini düzenler. Yani hakkında yurt dışı çıkış yasağı olmasına rağmen, kişi bu yasağı bilerek ihlal eder ve ülkeyi terk etmeye çalışırsa veya kaçak yollarla çıkarsa, mahkeme tarafından tutuklanma riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca bu ihlal, yargılama sürecinde kişinin aleyhine değerlendirilebilecek bir davranış olarak dosyaya yansıyabilir.

Yurt Dışı Çıkış Yasağına İtiraz, Kaldırılması ve Sonlandırılması

Yurt dışı çıkış yasağı kararı “değiştirilemez” değildir. Kanun, bu tedbire karşı hem itiraz yolunu hem de sonradan kaldırılmasını mümkün kılar. Burada iki temel yol vardır: karara itiraz ve kaldırma/gevşetme talebi.

Karar ilk alındığında, kişi veya avukatı, kararı öğrenmesinden itibaren belirli süre içinde kararı veren mercie itiraz edebilir. Soruşturma aşamasında bu merci genellikle Sulh Ceza Hakimliği, kovuşturma aşamasında ise davaya bakan ceza mahkemesidir. İtiraz dilekçesinde:

  • Kuvvetli suç şüphesinin bulunmadığı,
  • Kaçma veya delil karartma riskinin somutlaşmadığı,
  • Kişisel ve mesleki durum nedeniyle yasağın ölçüsüz kaldığı

gibi gerekçeler, delilleriyle birlikte ortaya konulmalıdır. Hakim veya mahkeme, savcının görüşünü aldıktan sonra itirazı genellikle birkaç gün içinde karara bağlar.

Tedbir uzun süredir devam ediyorsa, kişi her zaman “kaldırma” veya “daha hafif bir adli kontrole dönüştürme” talebinde bulunabilir. CMK m.110, hakime:

  • Yükümlülükleri kısmen veya tamamen kaldırma,
  • Yeni yükümlülüklerle değiştirme,
  • Bazı yükümlülüklerden geçici muafiyet tanıma

imkânı tanır. Uygulamada örneğin yurt dışı çıkış yasağı kaldırılarak yerine kollukta belli aralıklarla imza atma, belirli bir adreste ikamet etme gibi farklı yükümlülükler getirilebilmektedir.

Soruşturma aşaması, savcının kovuşturmaya yer olmadığı kararıyla; kovuşturma aşaması ise beraat, düşme, mahkûmiyet gibi bir hükmün kesinleşmesiyle sona erer. Yargıtay içtihatları, bu aşamaların bitmesiyle birlikte yurt dışı çıkış yasağının da kendiliğinden sona ermesi gerektiğini açıkça vurgulamaktadır. Dolayısıyla hüküm kesinleşip infaz sürecine geçildikten sonra, yargılama aşamasına ilişkin adli kontrol tedbirinin devam ettirilmesinde hukuki yarar olmadığı kabul edilir.

Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi Kararları Işığında Uygulamadaki Hatalar

Yurt dışı çıkış yasağı, teoride net kurallara bağlı olsa da, uygulamada çeşitli hatalar nedeniyle hak ihlallerine yol açabilmektedir. Yargıtay ve Anayasa Mahkemesi kararları, bu hataları somut örnekler üzerinden göstermektedir.

Yargıtay’ın öne çıkardığı sorun alanlarından bazıları:

  • Hüküm kesinleştikten sonra, adli kontrol niteliğindeki yurt dışı çıkış yasağının gereksiz yere devam ettirilmesi,
  • HAGB (hükmün açıklanmasının geri bırakılması) kararlarında, başka bir maddeye dayalı kısıtlama olması gerekirken adli kontrol mantığıyla yurt dışı yasağı konulması,
  • Tutuklama kararı verilen sanık için ayrıca yurt dışına çıkış yasağı kararı verilmesi,
  • Adli kontrol kararlarının gerekçesiz ve şablon ifadelerle uzatılması.

Anayasa Mahkemesi ise bireysel başvurularda; özellikle gazeteci, insan hakları savunucusu, sivil toplum aktörü gibi kişilere sosyal medya paylaşımları nedeniyle uygulanan yurt dışı çıkış yasaklarını, ifade özgürlüğü ve seyahat özgürlüğü bakımından incelemiştir. Başvurucunun uluslararası toplantılara katılmasının engellenmesi, yasağın somut gerekçeden yoksun olması, soruşturmanın çok kısa sürede takipsizlikle sonuçlanması gibi nedenlerle, bu tedbirleri hak ihlali kabul ettiği kararlar vardır.

Diğer taraftan, yurt dışı çıkış yasağının haksız uygulanması sebebiyle CMK m.141 ve devamından tazminat istenip istenemeyeceği de Yargıtay önüne gitmiştir. Bazı kararlarda, adli kontrol tedbirlerinin kanundaki tazminat kapsamı içinde sayılmadığı, bu nedenle doğrudan bu maddelere dayanılarak tazminat talep edilemeyeceği belirtilmiştir. Ancak somut olayın özelliklerine göre, farklı hukuki yolların gündeme gelebileceği unutulmamalıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

Yurt dışı çıkış yasağı olan biri pasaport alabilir mi?

Hakkında mahkeme kararıyla yurt dışı çıkış yasağı bulunan kişilere, Pasaport Kanunu gereğince yeni pasaport verilmez ve vize-pasaport yenileme talepleri reddedilir. Mevcut pasaportları da çoğu zaman iptal edilerek sisteme tahdit olarak işlenir. Yasak kaldırılmadan pasaport başvurusu yapmak, sonucu değiştirmez; önce adli kontrol tedbirinin kaldırılması veya değiştirilmesi için ilgili mahkemeye başvurmak gerekir.

Yurt dışı çıkış yasağımı e-Devlet üzerinden görebilir miyim?

Bazı durumlarda, e-Devlet’te yer alan giriş-çıkış kayıtları üzerinden dolaylı bilgi edinmek mümkündür; ancak adli kontrol kapsamındaki tüm yasaklar e-Devlet ekranlarına yansımayabilir. En sağlıklı yöntem, dosyanızın bulunduğu savcılık veya mahkemeden karar örneğini talep etmek ya da avukatınız aracılığıyla UYAP üzerinden dosya incelemesi yapmaktır. Havaalanı pasaport kontrolünde ortaya çıkan sürpriz yasaklar, genellikle sistemde kayıtlı ancak kişiye tebliğ edilmemiş tedbirlerden kaynaklanır.

Yurt dışı çıkış yasağı ne kadar sürebilir?

Süre, dosyanın türüne ve yargılamanın hangi mahkemede yürüdüğüne göre değişir. Ağır ceza kapsamına girmeyen davalarda adli kontrol en fazla iki yıl uygulanabilir; zorunlu hallerde bir yıl daha uzatılabilir. Ağır ceza mahkemesinde görülen bazı suçlarda ise üç yıl + üç yıl (bazı suçlarda dört yıla kadar) uzatma imkânı vardır. Ancak teorik üst sınırlar bir kenara; her somut dosyada mahkeme, tedbirin gerekli olup olmadığını en geç dört ayda bir yeniden değerlendirmek zorundadır.

Yurt dışı çıkış yasağına nasıl itiraz edebilirim?

İtiraz için bir dilekçe hazırlayarak, kararı veren sulh ceza hakimliğine veya davaya bakan ceza mahkemesine başvurmanız gerekir. Dilekçede suçlamanın niteliğini, delil durumunu, kaçma veya delil karartma riskinin bulunmadığını, iş/eğitim/aile gibi nedenlerle yurt dışına çıkma zorunluluğunuzu somut belgelerle anlatmanız önemlidir. Mahkeme, savcının görüşünü aldıktan sonra itirazınızı genellikle birkaç gün içinde karara bağlar; yasağı kaldırabilir, hafifletebilir veya devamına karar verebilir.

Yurt dışı çıkış yasağını ihlal edersem ne olur?

Adli kontrol yükümlülüklerine bilerek uymamak, CMK m.112 uyarınca tutuklama sebebi sayılabilir. Hakkında yurt dışına çıkmama kararı bulunan bir kişi, kaçak yollarla ülkeyi terk etmeye çalışır veya bu tedbiri kasıtlı olarak ihlal ederse, mahkeme tarafından tutuklanma riskiyle karşı karşıyadır. Ayrıca bu durum, yargılama sırasında “kaçma eğilimi”nin göstergesi olarak değerlendirilebilir ve ileride daha ağır tedbirler uygulanmasına yol açabilir.

Bizi Arayın Whatsapp
WhatsApp